Mesaj yazın

Medeni Usul ve Tebligat Hukuku • Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu

MERNİS Adresine Doğrudan TK m. 21/2 Tebligatı Yapılması — Yargıtay İBK 2019/2 E., 2020/3 K.

Bilinen son adresi ile adres kayıt sistemindeki (MERNİS) adresi aynı olan muhataba, iade edilmeksizin doğrudan TK m. 21/2 tebligatı yapılamayacağına dair Yargıtay İBK.

Yüksek Mahkeme / KurulYargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu
Tarih, Esas ve Karar No20.11.2020 T., 2019/2 E., 2020/3 K. (RG: 20.04.2021)
Hukuk DalıMedeni Usul ve Tebligat Hukuku
İlgili Kanun Maddeleri7201 s. Tebligat Kanunu m. 10/1 ve m. 10/2 • 7201 s. Tebligat Kanunu m. 21/1 ve m. 21/2 • 6100 s. HMK m. 27 (Hukuki Dinlenilme Hakkı) • Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m. 16 ve m. 31

Uyuşmazlık Konusu ve Hukuki Sorun

Muhatabın bilinen en son adresi (veya adres kayıt sistemindeki adresi) adına çıkarılan ilk tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine, aynı adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki (MERNİS) yerleşim yeri adresi olduğundan bahisle doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebligat çıkarılmasının yeterli olup olmadığı, yoksa öncelikle 21/1. maddeye ve Yönetmeliğin 30-31. maddelerine göre araştırma yapılmasının gerekip gerekmediği hususudur.

Yüksek Mahkemenin Hukuki Değerlendirmesi ve Gerekçesi

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 E., 2020/3 K. sayılı kararında, Tebligat Kanunu'nun 10. ve 21. maddelerinde 6099 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin amacını ve aşamalı tebligat sistemini incelemiştir. Kanun koyucu, tebligatın öncelikle muhatabın bilinen en son adresinde normal usulle (TK m. 10/1 ve m. 21/1) yapılmasını, adres kayıt sistemindeki adresin ise son çare olarak (TK m. 10/2 ve m. 21/2) kullanılmasını öngörmüştür.

Muhatabın bilinen en son adresine çıkarılan normal tebligatın iade edilmesi halinde, posta memurunun bu ilk tebligatta muhatabın adreste geçici olarak mı bulunmadığını (TK m. 21/1) yoksa adresten temelli olarak mı ayrıldığını araştırma ve tebliğ mazbatasına şerh düşme yükümlülüğü vardır. Bilinen adres ile MERNİS adresi aynı olduğunda dahi, önce normal tebligat çıkarılıp iade edilmeden veya usulüne uygun şekilde bila tebliğ dönmeden doğrudan "MERNİS adresidir" şerhiyle TK m. 21/2'ye göre tebligat yapılamaz.

Buna karşılık, muhatabın bilinen en son adresine öncelikle normal (TK m. 21/2 şerhi taşımayan) bir tebligat çıkarılmış, muhatabın adreste oturmadığı/taşındığı tespit edilerek tebligat bila tebliğ iade edilmiş ise, artık ikinci aşamada muhatabın adres kayıt sistemindeki (MERNİS) yerleşim yeri adresine TK m. 21/2 uyarınca şerhli tebligat çıkarılması usulüne uygun kabul edilmiştir. Bu iki aşamalı prosedür, Anayasa m. 36 ve HMK m. 27'de güvence altına alınan hukuki dinlenilme hakkının korunması için zorunludur.

Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Somut İlkeler

  • Muhatabın bilinen adresi doğrudan MERNİS adresi olsa bile, ilk tebligat kesinlikle normal tebligat olarak çıkarılmalı; zarf üzerine baştan "MERNİS adresidir, TK m. 21/2'ye göre tebliğ" şerhi konulmamalıdır.
  • İlk normal tebligat sırasında muhatap adreste oturmakla birlikte o an geçici olarak (işte, çarşıda, hastanede vb.) bulunmuyorsa, posta memuru TK m. 21/1 ve Yönetmelik m. 30-31 uyarınca komşu/yönetici araştırması yaparak tebligatı muhtara bırakmalı ve ihbarnameyi kapıya yapıştırmalıdır.
  • İlk normal tebligat, muhatabın o adresten taşındığı veya adreste tanınmadığı gerekçesiyle bila tebliğ iade edilmişse, ancak bu aşamadan sonra güncel MERNİS adresine TK m. 21/2 uyarınca açık mavi zarf ve şerhle tebligat çıkarılabilir.
  • Usulsüz tebligat (örneğin doğrudan TK m. 21/2 uygulanması) muhatabın savunma ve itiraz sürelerini başlatmaz; TK m. 32 uyarınca muhatabın tebligatı öğrendiğini beyan ettiği tarih tebliğ tarihi sayılır.

Bu sayfadaki yüksek mahkeme karar incelemesi genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre hukuki değerlendirme farklılık gösterebilir.

Mesaj yazın