Mesaj yazın

Aile ve Tazminat Hukuku • Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu

Aldatılan Eşin Üçüncü Kişiden Manevi Tazminat Talebi — Yargıtay İBK 2017/5 E., 2018/7 K.

Evlilik birliği devam ederken eşlerden biriyle birlikte olan üçüncü kişiye karşı aldatılan eşin manevi tazminat talep edemeyeceğine dair Yargıtay İBK 2017/5 E., 2018/7 K.

Yüksek Mahkeme / KurulYargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu
Tarih, Esas ve Karar No06.07.2018 T., 2017/5 E., 2018/7 K.
Hukuk DalıAile ve Tazminat Hukuku
İlgili Kanun Maddeleri4721 s. TMK m. 24 ve m. 25 • 4721 s. TMK m. 174/2 ve m. 185 • 6098 s. TBK m. 49 ve m. 58

Uyuşmazlık Konusu ve Hukuki Sorun

Evlilik birliği devam ederken eşlerden biri ile evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı, diğer (aldatılan) eşin genel hükümlere (TBK m. 49, m. 58 ve TMK m. 24) dayanarak manevi tazminat isteminde bulunup bulunamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve özel daire kararları arasındaki görüş aykırılığının giderilmesidir.

Yüksek Mahkemenin Hukuki Değerlendirmesi ve Gerekçesi

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 06.07.2018 tarihli ve 2017/5 E., 2018/7 K. sayılı kararında, evlilik birliğinin getirdiği sadakat yükümlülüğünün (TMK m. 185/3) yalnızca eşler arasında geçerli nispi bir hukuki yükümlülük olduğunu vurgulamıştır. Evlilik sözleşmesinin tarafı olmayan üçüncü kişinin, eşlere yüklenen sadakat borcunu ihlal etmesi hukuken mümkün görülmemiştir.

Haksız fiil sorumluluğunun doğabilmesi için fiilin hukuka aykırı olması, yani mutlak bir hakkı veya kanunun koruduğu emredici bir normu ihlal etmesi gerekir. Türk Medeni Kanunu'nda ve Türk Borçlar Kanunu'nda üçüncü kişinin evli bir kimseyle duygusal veya cinsel birliktelik yaşamasını doğrudan yasaklayan bir norm bulunmamaktadır. Aldatma eyleminin kendisi, üçüncü kişi bakımından başlı başına aldatılan eşin kişilik haklarına yönelmiş hukuka aykırı bir fiil teşkil etmez.

Kararda ayrıca Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerinin de üçüncü kişiyi sorumlu tutmaya elverişli olmadığı açıklanmıştır. Sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eşin sorumluluğu TMK m. 174/2 kapsamında aile hukukuna özgü bir sorumluluk iken, üçüncü kişinin salt bu birliktelik nedeniyle haksız fiil faili veya müteselsil borçlu sayılması kanunilik ve kusur ilkeleriyle bağdaşmaz. Bu gerekçelerle, salt aldatma eylemine iştirak nedeniyle üçüncü kişiden manevi tazminat istenemeyeceğine hükmedilmiştir.

Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Somut İlkeler

  • Evlilik birliği sürerken eşlerden biriyle evli olduğunu bilerek dahi olsa birlikte olan üçüncü kişiye karşı, salt bu birliktelik sebebiyle aldatılan eş tarafından manevi tazminat davası açılamaz.
  • Sadakat yükümlülüğünün ihlali sebebiyle manevi tazminat talebi, Türk Medeni Kanunu m. 174/2 çerçevesinde boşanma davasıyla birlikte veya boşanmanın kesinleşmesinden itibaren kanuni süre içinde yalnızca kusurlu eşe karşı yöneltilebilir.
  • Üçüncü kişinin, aldatma olgusunun ötesine geçerek doğrudan aldatılan eşin kişilik değerlerine (konut dokunulmazlığını ihlal, hakaret, tehdit, özel hayatın gizliliğini ifşa, küçük düşürücü mesaj gönderme vb.) yönelik bağımsız bir haksız fiil işlemesi halinde, bu bağımsız eylemler nedeniyle TBK m. 58 uyarınca manevi tazminat sorumluluğu doğabilir.
  • İçtihadı Birleştirme Kararları Yargıtay dairelerini ve adli yargı mahkemelerini bağlayıcı nitelikte olduğundan (2797 s. Yargıtay Kanunu m. 45/5), derdest ve yeni açılacak davalarda bu ilke doğrudan uygulanır.

Bu sayfadaki yüksek mahkeme karar incelemesi genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre hukuki değerlendirme farklılık gösterebilir.

Mesaj yazın