| Yüksek Mahkeme / Kurul | Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu |
|---|---|
| Tarih, Esas ve Karar No | 01.04.1974 T., 1974/1 E., 1974/2 K. |
| Hukuk Dalı | Miras ve Gayrimenkul Hukuku |
| İlgili Kanun Maddeleri | 6098 s. TBK m. 19 (Mülga 818 s. BK m. 18) • 4721 s. TMK m. 706 (Mülga 743 s. MK m. 634) • 6098 s. TBK m. 237 (Mülga 818 s. BK m. 213) • 2644 s. Tapu Kanunu m. 26 |
Uyuşmazlık Konusu ve Hukuki Sorun
Bir kimsenin mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmesi halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın tüm mirasçıların görünürdeki satış sözleşmesinin muvazaa nedeniyle geçersizliğini ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil noksanlığı sebebiyle batıl olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil davası açıp açamayacakları hususudur.
Yüksek Mahkemenin Hukuki Değerlendirmesi ve Gerekçesi
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 01.04.1974 tarihli ve 1974/1 E., 1974/2 K. sayılı kararında, mirasbırakanın gerçek iradesinin bağış olduğu halde tapuda satış işlemi yapmasını "nitelikli (nispi) muvazaa" kapsamında değerlendirmiştir. Görünürdeki satış işlemi, tarafların gerçek iradelerine uymadığından Borçlar Kanunu'nun muvazaa hükümleri (mülga BK m. 18, yürürlükteki TBK m. 19) uyarınca hiçbir hüküm doğurmaz.
Tarafların gizledikleri gerçek iradelerine dayanan bağış sözleşmesi ise, tapulu taşınmazların devrinde aranan resmi şekil şartına (TMK m. 706, TBK m. 237, Tapu K. m. 26) uyulmadan yapıldığı için şekil noksanlığı sebebiyle geçersizdir. Tapu memuru önünde açıklanan resmi irade satışa ilişkin olduğundan, bu resmi senet gizli bağış işleminin geçerliliği için gerekli şekil şartını karşılamaz.
İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, mirasbırakanın bu şekilde yaptığı temliklere karşı dava açma hakkı yalnız saklı pay sahibi mirasçılara özgü değildir; saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar, kendi miras payları oranında tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini dava edebilirler. Ayrıca bu dava, mirasbırakanın ölümünden sonra açılabilir ve zamanaşımı ya da hak düşürücü süreye tabi değildir.
Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Somut İlkeler
- Dava açma hakkı saklı pay sahibi olsun ya da olmasın tüm yasal ve atanmış mirasçılara tanınmıştır; ancak mirası reddeden, mirastan feragat eden veya mirastan çıkarılan kişiler bu davayı açamaz.
- Murisin gerçek iradesinin mirasçılardan mal kaçırmak olup olmadığının tespitinde; ülke ve yörenin gelenekleri, toplumsal eğilimler, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücü, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark ve taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgular birlikte değerlendirilir.
- 1974/1-2 sayılı İBK yalnızca tapulu taşınmazların temlikinde uygulanır; tapusuz taşınmazlar, taşınır mallar veya mirasbırakanın bedelini ödeyerek üçüncü kişiden doğrudan davalı adına tescil ettirdiği (gizli bağış niteliğindeki) işlemler bu İBK kapsamında değil, şartları varsa tenkis hükümleri çerçevesinde incelenir.
- Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası ayni hakka ilişkin olup mirasbırakanın ölümünden sonra her zaman açılabilir; herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi tutulmamıştır.
- Mirasbırakanın sağlığında malvarlığını mirasçıları arasında makul ölçüler içinde paylaştırması (denkleştirme/paylaştırma kastı) durumunda, mal kaçırma iradesinden söz edilemeyeceğinden muris muvazaası iddiası dinlenmez.
İlgili Mevzuat, Çalışma Alanları ve Hesaplama Araçları
İlgili Çalışma Alanları
İlgili Kanun Rehberleri
İlgili Hesaplama Araçları
Bu sayfadaki yüksek mahkeme karar incelemesi genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre hukuki değerlendirme farklılık gösterebilir.