| Yüksek Mahkeme / Kurul | Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu |
|---|---|
| Tarih, Esas ve Karar No | 11.12.2018 T., 2013/1 E., 2018/1 K. (RG: 20.06.2019) |
| Hukuk Dalı | İdare ve Vergi Hukuku |
| İlgili Kanun Maddeleri | 6183 s. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m. 35 ve mükerrer m. 35 • 213 s. Vergi Usul Kanunu m. 10 |
Uyuşmazlık Konusu ve Hukuki Sorun
Limited şirket tüzel kişiliğinden tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi ve diğer kamu alacaklarının tahsilinde, şirket ortaklarına (6183 s. Kanun m. 35) başvurulmadan önce mutlaka kanuni temsilcilerin (müdürlerin - VUK m. 10 ve 6183 s. Kanun mükerrer m. 35) takip edilmesinin zorunlu olup olmadığı, diğer bir ifadeyle kanuni temsilci ile ortaklar arasında bir takip öncelik sırası bulunup bulunmadığı hususudur.
Yüksek Mahkemenin Hukuki Değerlendirmesi ve Gerekçesi
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, 11.12.2018 tarihli ve 2013/1 E., 2018/1 K. sayılı kararında, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi (limited şirket ortaklarının sermaye hisseleri oranında sorumluluğu) ile Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi ve 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesini (kanuni temsilcilerin sorumluluğu) birlikte incelemiştir.
Kurul, her iki sorumluluk türünün de "ikincil (fer'i) sorumluluk" niteliğinde olduğunu, yani gerek kanuni temsilciye gerekse şirket ortağına gidilebilmesi için öncelikle asıl borçlu olan limited şirket tüzel kişiliği hakkında takip yapılıp alacağın şirketten tahsil edilememiş veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olması gerektiğini vurgulamıştır.
Ancak kanun metinlerinde, asıl borçlu şirketten tahsil imkanı kalmadıktan sonra, alacaklı kamu idaresinin önce kanuni temsilciyi takip etmesi ve ondan da tahsil edemezse ortağa başvurması yönünde bir "öncelik (tertibîlik) sırası" öngörülmemiştir. Bu nedenle, limited şirket tüzel kişiliğinden tahsil olanağı kalmayan kamu alacakları için kanuni temsilciye gidilmeden doğrudan şirket ortağı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilmiştir.
Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Somut İlkeler
- Limited şirketin kamu borçlarından dolayı hem kanuni temsilciye (müdüre) hem de şirket ortağına başvurulabilmesinin ön şartı, kamu alacağının öncelikle asıl borçlu şirket tüzel kişiliğinden tamamen veya kısmen tahsil edilememiş ya da tahsil edilemeyeceğinin somut olarak ortaya konulmuş olmasıdır.
- Şirket tüzel kişiliğinden tahsil imkanı kalmadığı tespit edildikten sonra, idarenin önce şirket müdürünü takip etme zorunluluğu yoktur; doğrudan şirket ortağına (sermaye payı oranında) ödeme emri tebliğ edilebilir.
- 6183 sayılı Kanun m. 35 uyarınca limited şirket ortakları şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu iken, kanuni temsilciler borcun tamamından sorumludur.
- Ödeme emrine karşı vergi veya idare mahkemesinde dava açma süresi, 6183 sayılı Kanun m. 58 uyarınca tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gündür.
İlgili Mevzuat, Çalışma Alanları ve Hesaplama Araçları
İlgili Çalışma Alanları
İlgili Kanun Rehberleri
İlgili Hesaplama Araçları
Bu sayfadaki yüksek mahkeme karar incelemesi genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre hukuki değerlendirme farklılık gösterebilir.